Mustafa

İlk gününde 150.000 kişinin izlediği bir belgeselin incelemesini yapmasaydık olmazdı. İnsanların bu filmi büyük bir heyecan ile izlediklerini gördüm. Daha önce Tutku filmide Amerika’da büyük bir heyecan yaratmıştı. Ne yalan söyleyeyim ben de biraz heyecanlandım. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü yeniden keşfe çıkacaktık. Can dündarı gerçekten tebrik etmem lazımdı. İki saatte bir insanın hemde önemli bir insanın hayatını anlatmak son derece zordu. Ama bu başarıldı. İnsanlar ne kadar Mustafamız için izleyeceklerde olsalar anlatım dilindeki nini söylermiş tonu uyuklamalarını engellemeyecektir.

Filmin içinde kullanılan dört mevsin adlı tablonun kullanımı zekice ve dramatik bir şekilde filme son derece önemli bir artı kazandırmış.  Ama film tepkiler almaya başladı. Kim ne derse desin bu Film Atatürk hakkında bildiğimiz klişeler dışına çıkarak Atamızı Keşfe çıkaracak bir film. Bu film bize tarih kitaplarını unutun diyor. Müzikler ise bir başka tad. Beni benden aldı.

Goran Bregovic’e ve Can dündarın o ses tonun bile bu belgeseli izlemek için yeterli neden. Peki neden bu filme çoğu kişi Atatürk’ü kirletmeye çalışıyor dedi. Can dündarın Hatası bizim sinemadan anlamayan seyircilerimizin yobaz olduğunu bilmemesi çoğu yobaz bu film hakkında tabiki kötü düşünecektir.

Can Dündar çok usta bir ressam gibi Atatürk’ü başarılı derece tekrar portresini çizmiş. Ek bilgi olarak belirtmek istiyorum şimdiye kadar Türkiye’de en çok izlenen belgesel Mustafa.

Mustafa Türkan

Sizin 300 varsa bizimde 120 miz Var!

Son yıllarda Osmanlının son zamanlarını anlatan filmler çoğaldı. Ve 120 bunu en iyi başaran filmlerden biri.Dekor kostüm de geri kalmıyor hatta senaryoda biraz diğer filmleri zorluyor bile desek doğru olur.  Film osmanlı toprakları üzerinde savaş endişesini, avrupa’da artan gerginliği,rusların saldırısından korkan Van halkını ve ermenilerin pislikleri son derece gerçekçi ve güzel bir sinema dili ile anlatıyor. Savaş patlak verince Van’da bulunan Osmanlı Tümeni Ruslara karşı koymaya çalışıyor. Fakat cephane lazım. Ve devreye yaşları 12-17 arasında değişen 120 adet küçük kahraman giriyor.

120 özellikle insanların ikinci yarısı yaşlı gözler ile izletecek bir sinema filmi sunuyor. Dostane mesajlar yollayacak film,türk izleyicinin en güzel tepkilerini alacak derece inanılmaz göz dolduran oyunculuk perfonmansları ile süper bir film oluyor.

Unutulmayacaksınız küçük kahramanlar sizi ayakta saygıyla anıyorum. Kanlarımız boşuna akmadı. Boşuna çekmediniz ve soğuğu acısını…

Mustafa Türkan

Maymunum,Maymunsun,maymunlar

“Küçük zaafların büyük yalanlara dönüşerek parçaladığı bir ailenin, gerçeği örtbas ederek herşeye karşın birarada kalma çabasını” diyor Nuri Bilge Ceylan evet 3 maymun hakkında bir yazı yazmam gerektiğini düşündüm.

Çoğu film hakkında kötü eleştiri yapıyorum belkide ama nedeni (b tipi filmlerden bahsediyorum)Ucuz ve az bir bütçeyle iyi bir film yapabilecek bile olsalar. Kötü oyunculuk,dağınık senaryo ve az emek ile hep kötü eleştirimden nasipleri alıyorlar. Ama 3 Maymun öyle değil. Düşünüyorum da şimdiye kadar izlediğim çoğu film arasından ışığı ve kasvetli bir dünyayı en iyi 3 maymun yansıtıyor. Az diyologsuz,sesleri iyi kullanarak(yıldız tilbe şarkısı saymıyorumXd) harika bir film çıkartmış Nuri Bilge Ceylan onun tarzınıda beğeniyorum. İklimler ve Uzak filmleride gayet güzeldi. Bir gün onu oskar töreninde göreceğime inanıyorum. Yalnız ve güzel ülkesini unutmadığı içinde onu ayrıca tebrik ediyorum.

Peki bu film çoğu bizim gibi sinema severi büyüledi. Nuri Bilge Ceylan çoğu başarılı filmlerden boy göstermiş yönetmenler gibi etkilemenin yolunun etkilenmekten geçtiği bilmekte olduğuna inanıyorum. Ve yazıma sıkıştırmak istediğim bir düşüncem var. Sinema sitelerinde filmin puanı oldukça düşük bunun nedeni bizim sinemada bir gram bile anlamayan kafası boş seyircileri yüzünden tabiki de içi boş patlamalı seks sahneleri izlemekten başka hiç birşeyden keyif almayan seyircilerimizin bu filmi anlayabileceğini zaten düşünemiyorum. Düşünmemde aptallık olurdu.

Karanlık havası filmin sanki bir fırtınadan önceki sinirli halini yansıtıyor. Bu da renk ve ışık kullanma ustalığını gözler önüne sermekte…

Şimdi kötü bir yanı var desem yeridir. Zaten hatasız kul olmaz herkes bunu bilir. Filmin duygusal yanı oluşturulamamış. Bu olsaydı zaten son derece tadından yenemez bir yapım ile karşılaşırdık.

Nuri Bilge Ceylan’a teşekür ediyorum “Yalnız ve güzel ülkemize başarı kazandırdığı için”

Mustafa Türkan

Beyza’nın Kadınları

Başlarda Türk Sineması’nın, “seri katil” olgusu gibi gelişmiş toplumlara daha doğrusu kapitalistleşmiş ve belli ihtiyaçlarını karşılayabilmiş bir topluma özgü niteliklere sahip bir kavramla haşır neşir olmaya başlaması biraz ürkütücü gözükebilir.Ama hepimizin polisiye romanlarını çok sevdiği katili bulunmayan olaylarla ilgilendiğimizi bilmezmiyiz?

Beyzanın Kadınları tamda böyle bir zamanda kendini gösterdi.Gayet güzel bir zamanlama fakat film nasıl acaba?

Mustafa altınoklar ticareti hesabıda film içine koyan bir yönetmen ama gerçekten başarılı bir yönetmen olarak görüyorum onu…

Ama gerçekten kadın karakterler bence iyi çizilmiş bir resim gibi…Hikaye açısından değerlendirildiğinde Beyza’nın Kadınları; Türkiye’de tartışılmaya alışık olmayan bir takım tabularla adeta bir tür savaşa giren özel bir konuma oturuyor.Hatta bazı arkadaşlarım senaryonun bazı kesimlere laf soktuğundan bahsediyor.Acaba öylemi?

Din, aile, cinsellik ve devlet kurumları

Polisi-gerilim

Sonuçta, Beyza’nın Kadınları eli yüzü düzgün bir polisiye-gerilim. Giallo-severler için şöyle anlatmaya çalışayım. Baba Bava değil ama oğul Bava ayarında, ya da ne bileyim Fulci veya Lenzi değil ama en azından Martino düzeyinde bir filmle karşı karşıyayız.

Mustafa Türkan