Transformers: Yenilenlerin İntikamı

Transformers: Yenilenlerin İntikamı(Transformers:Revenge of the Fallen, 2009) mükemmele yakın görsel efektlerle renklendirilmiş aksiyon sahnelerine rağmen, sinemanın en önemli kısmı olan senaryo bölümünde sınıfta kalıyor. Uzay,savaş ve aksiyona dair ne kadar klişe varsa hepsini değiştirmeden önümüze konan yapım halan ilk filmden ders çıkarılmadığını gösteriyor. Film boyunca robotlar ve aksiyondan başka bir şey göremeyeceğiz sıkıcı bir film olduğunu belirtmek isterim.Film konusuna bakarsak;

Sam Witwicky (Shia Laebouf), bu filmde üniversiteye başlar ve artık hayatında uzaylı robotların olmasını istememektedir, normal bir hayat arzulamaktadır. Oysa Amerikan ordusuyla birlikte çalışan Autobot’lar, dünyada hala var olan Deception’ların amacını ortaya çıkartır ve Sam’den yardım ister. Deceptionlar asırlar önce gömülen enerji kaynağına ulaşıp dünyayı yok etmeyi amaçlamaktadır. Autobot’ların bunu engelleme çabalarına Sam ve sevgilisi Mikaela da destek verirler.

Filmi izlerken en sinir olduğun şey çoğu süper kahraman filmi gibi Amerikan propagandası yapıyor. Zaten yeterince Amerikalı süper kahraman görmeye alışmadık mı?Aslında filmden çıkarılacak çok anlamlar var. İyi robotlar amerikan ordusunda çalışarak Amerika’yı tercih ederken kötüler ise Çin’de ortaya çıkıyor. Bu da artık bir nevi Amerika’nın Çin üzerindeki planları belli ediyor.

Filmi tüm bu gerici yönlerinin ve kısır senaryosunun dışında değerlendirebilecek kadar optimist olunabilirse, sunulan görsel şölenin keyfi belki sürülebilir.
Ancak tüm bu görsel panayır, kötü bir senaryonun kurbanı oluyor. Bu kadar fazla robot karakterle ve bu kadar iyi efektlerle neler yapılabilirdi sorusunu ister istemez sorduran film, hayal kırıklığı yaratmaktan kurtulamıyor,sıkılmamak elde değil.
İlk filmi sevenler
Birbirinden ilginç ve yeni robot karakterleri merak eden Transformers tutkunları
Senaryo dert değil, aksiyon hız kesmesin yeter diyenler izleyebilir. Geri kalanlar fragmana bile yaklaşmasın.
Reklamlar

Sizin 300 varsa bizimde 120 miz Var!

Son yıllarda Osmanlının son zamanlarını anlatan filmler çoğaldı. Ve 120 bunu en iyi başaran filmlerden biri.Dekor kostüm de geri kalmıyor hatta senaryoda biraz diğer filmleri zorluyor bile desek doğru olur.  Film osmanlı toprakları üzerinde savaş endişesini, avrupa’da artan gerginliği,rusların saldırısından korkan Van halkını ve ermenilerin pislikleri son derece gerçekçi ve güzel bir sinema dili ile anlatıyor. Savaş patlak verince Van’da bulunan Osmanlı Tümeni Ruslara karşı koymaya çalışıyor. Fakat cephane lazım. Ve devreye yaşları 12-17 arasında değişen 120 adet küçük kahraman giriyor.

120 özellikle insanların ikinci yarısı yaşlı gözler ile izletecek bir sinema filmi sunuyor. Dostane mesajlar yollayacak film,türk izleyicinin en güzel tepkilerini alacak derece inanılmaz göz dolduran oyunculuk perfonmansları ile süper bir film oluyor.

Unutulmayacaksınız küçük kahramanlar sizi ayakta saygıyla anıyorum. Kanlarımız boşuna akmadı. Boşuna çekmediniz ve soğuğu acısını…

Mustafa Türkan