Bugün İnternetinize Yarın Size…

Yaşadığımız coğrafyanın internet macerasının ne kadar engebeli, sansürlü olduğunu bilmeyeniniz yoktur. Gün geçmiyor ki yeni bir internet sitesine erişim yasaklanmasın. Durumun saçmalığına ermek için erişime kapanan sitenin sadece bizden saklandığını, tüm dünyaya yayınına devamettiğini söylemek yeterli. Youtube 7 ay sonra açıldıktan sonra 7 saat sonra kapanışını örnek göstermek yeter. Diyorum ki kendimizi ezdirmeyelim bügün internetinize yarın size… Sansürden bahsediyoruz.

Baskının olduğu yerde isyanda olur. Buna göre sansüre göre ayaklanmamız mantıklı diyer yazımda hayvan haklarını savunmak için söyledikleri burada da söylemek istiyorum. Birileri bize rahat hayat vereceğiz derken bizden özgürlüğümüzü ve baş kaldırma hakkımızı almışlar. Sansüre karşı hep birlikte bir vücut gibi olalım.

http://www.sansuresansur.org sitesinden sizde sansüre sansür hareketine destek verebilirsiniz.

mustafa türkan

Reklamlar

Fanatiklik Böyle Bir şey

Benden size nasiyat fanatik olmayın. Çok kötü bir şey. Peki ne fanatikliğinden bahsediyorum. Oyun fanatikliği desem. Evet anladınız. Eski fanatikliğimi hatırlıyorum. Anne,baba ve ya dedemizden para koparır sonra bunları gider internet kafelerde harcardık. Peki ya internet kafelerin açılışından beri en çok neyin fanatiği olurduk. Cevap herkesin tahmin edebileceği gibi;Counter Strike

counter2ic4.jpg
Peki ya Counter bizi fanatiği yaptığında neler değişmişti. Bilgisayarda zamanımızı öldürürken asosyaleşmeye başladık. Yavaş yavaş oyunda insan öldürmekten şiddette başvuran bir cani olmaya başlamamışmıydık. Hayatımız ev-okul-cafe-ev üzerine kuruldu. Deli gibi oynuyorduk. Bazen 18 saatte çıkıyordu. Bu önümüze çıkanları indirdikçe çoşuyor. Daha çok hırs yapıyorduk. Peki ya evdekilerle diyalog kurabiliyormuyduk? Hayır en fazla günaydın,iyi akşamlar,merhaba gibi sözcükler sarf ediyor. Okulda ise durmadan yaptığımız ölüm maçları hakkında konuşup ben senden daha iyi oynarım. Havası girip karnelerimizde 1 görmeye alışıyorduk. Resmen yürüyen ve konuşan zombilere dönmüştük. Yaşayorduk ama ne için yaşadığımızı bilmiyorduk.
http://www.itusozluk.com/img.php/7dc1fa740f9e73baf3ff69d9dd56a96910502/counter+strike
Oyun oynayacaktık ama fanatiklik derecesinde ileri gitmemeliydik. Sonradan aslında bir hiç uğruna giden 18 saatin ardından üzüldük. Ama giden günlerimizin hesabu yoktu. Bu fanatiklik insanın başına bela kardeşim
Mustafa Türkan

Korkusitesi.com Özel Tavsiyemiz

Özellikle son yıllarda WordPress üzerinden kurulmuş bir çok bloglara göz atıyor. Ve değerlendiriyoruz. Değerlendirmemiz sonuncunda Türkiyenin en kaliteli ve seviyeli korku sitesini 1.liğe layık gördüğümüzü belirtmek isterim. Peki neden Korkusitesi.com’u?
Öncelikle kadrosu son derece kaliteli kendi alanındaki en iyiler korkusitesi.com
Güncel ve sürekli kendini geliştiriyor.
Ziyaretçilerinin isteki öneri ve şiakyetleri dikkatte alıyor.
Seviyeli bir şekilde bozulmadan işlenen bir site
Korku dünyası ile son haberleri buradan takip edebilirsiniz
Ayrıntılı incelemeler ve hiç bir yerde bulamayacağınız bilgi birikimi bu sitede
Fragmanlar,video ve müzik klipleri burada
Korku karakterlerinin analizleri
Ödüllü yarışmalar ve anketleri bu sitede bulacaksınız.

Daha önemlisi sitede asla rahatsız edici kötü içerik bulunmuyor. Korku sitesini size özellikle öneriyoruz

“Önce korkarız, sonra korkulacak şeyi yaratırız, korku varoluşumuzdan daha eskidir.

Türkiyenin En iyi Korku sitesine Bekleriz

Mustafa Türkan/sineyorum yönetici

Sevgili Blog,

Evet blog çağı başladı. Artık günümüzün nasıl geçtiğini falan hemen yazıyoruz iyi güzelde. Eskiden nasıldı? Açardık sayfalara yavaşça düşüncelerimizi,başımızdan geçenleri yazardık. Şimdi bunun yerini yine bilgisayarımız aldı.

https://i2.wp.com/3.bp.blogspot.com/_KC6lgZPJFnY/Ry8IY6iyxDI/AAAAAAAAAkw/D62ZslwkLQA/s320/blog.jpg

Bloglar son zamanda amacını değiştirdi. Bence bloglar düşüncelerimizi,fikirlerimizi ve görüşlerimizi iletip gündelik hayatımızdan kesitleri sunmamız gereken bir portal değilmidir? Ya da bir günlük, bizim defter yaprağımız. Fakat insanlar bu bloglar üzerinde bizi ilgilendirmeyen haberler yapıyorlar. Daha kötüsü uygunsuz içerikleri ile de birbirleri ve kamuoyunu olumsuz etkileyerek çoğumuzu karalıyorlar. Kötüsü artık herşeyimiz internette herşeyimiz açıkça herkezin önünde…

https://i1.wp.com/www.birkafadanherses.com/wp-content/uploads/2009/05/turk-blog-cesitleri-blog-turleri.jpg

Birilerini karalamadan fikir ve düşüncelerinizi toplumlara ilettin. Eskilerin hali daha kötü yazıda yok.

Mustafa Türkan

Yalnızlık(Çağımızın Hastalığı)

Aslında ben yalnızlığı iki koldan ele alırım. Birincisi küçük bir toplumda yalnız olmaktır. Diğeri ise büyük bir toplumda yalnızlıktır. Tabii en kötü olanı sizinde tahmin ettiğiniz gibi koca bir toplumda yalnız olmaktır.  Peki ya insan nasıl oluyorda kocaman bir topluluğun içinde yalnız olabiliyor?

Bana sorarsınız bu hastalığın nedeni bir mikrop ya da salgın bir hastalık değil. Bunun tek nedeni çoğu kişininde şu an ben bu satırları yazarken okumak için kullandıkları araçlar evet doğru bildiniz;cevabımız Bilgisayar. Ama bu konuda da bilgisayarı günah keçisi yapma taraftarı değilim. Olmayacağım fakat insanları yanlış kullanımı bu yalnızlığı ortaya çıkarıyor. Çoğu kişi diyecek ben facebook ve netlog’ta sosyalleşiyorum. Evet bu siteleri bende seviyorum. Ama sanal dünyada gezerken gerçek dünyamızdan uzaklaşmayalım.

http://lh5.ggpht.com/tkepez/RrHVifB-V1I/AAAAAAAABCI/nHmP-7qrXBo/s288/yalnizlik+(36).jpg

Kalkın uyanın ve biraz etrafınıza bakın mutlumusunuz? Peki ya dostlarınız yanınızda mı? Bilgisayar sizin dostunuz değil apacık bir arkadaş hırsızıdır. Ve bu sanal dünya yüzünden arkadaşlarınızı bile harcarsınız belkide değilmi? Hak veren olduğunuzu biliyorum.

Sanal dünya ile gerçek dünya arasındaki sınırlarınızı koruyunuz.

Mustafa Türkan